• Kısırlık (İnfertilite) Ne Demektir?

Korunmasız düzenli cinsel ilişkiye rağmen bir çiftin(kadının yaşı 35 altında ise 1 yılın sonunda,35–38 arasında ise 6 ay sonunda, 38 üzeri ise 3 ay sonunda) gebe kalamaması durumudur. Tüm dünyada çiftlerin yaklaşık %15’i kısırlık nedeni ile yardımcı üreme tekniklerine başvurmak zorunda kalmaktadır.

  • NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURMAK GEREKİR?

Genel olarak eşlerin herhangi bir korunma yöntemi uygulamadan ve düzenli cinsel ilişkiye girmelerine rağmen 1 yıl boyunca gebe kalamaması durumunda doktora müracaat etmeleri önerilir. Ancak çok sık ya da seyrek adet görmek, üç ve daha fazla düşük öyküsü, geçirilmiş pelvik enfeksiyon, erkekte testislerin küçük olması ve kadın yaşının ileri olması halinde bir yılı beklemeden doktora başvurmak gerekir.

  • KİLOSU AZ YA DA ÇOK OLAN ANNE ADAYLARI GEBE KALABİLİRLER Mİ?

Aşırı zayıf ya da aşırı şişman kadınlar gebe kalmada güçlükler yaşayabilirler. Özellikle, Vücut kitle endeksi(BMI), 30’un üzerindeki anne adaylarında düşük ve erken doğum riski artmaktadır.

  • SİGARA VE ALKOL KULLANIMI ÇİFTLERİ NASIL ETKİ

Sigara ve alkol kullanımı erkeklerde sperm sayısını kalite ve hareketliliğini azaltır. Kadınlarda aşırı sigara kullanımı, yumurtanın kalitesini bozar, sayısını azaltır ve erken menopoza sebep olur.

  • TÜP BEBEK UYGULAMASINDA KADININ YAŞI BAŞARIYI ETKİLER Mİ?

Kadınlar için ideal üreme yaşı 20-30 arasıdır. Ancak, modern toplumlarda evlenme yaşı ve buna bağlı olarak gebelik yaşı giderek gecikmektedir. Günümüzde, özellikle kadınların iş hayatında aktif rol almasının artışıyla birlikte, doğurganlıklarını ertelemeleri söz konusudur. İleri yaşta bebek doğuran, özellikle ilk bebek için 30’lu yaşlarını bekleyen pek çok kadın mevcuttur. Tıptaki gelişmelere paralel olarak gebelik takibindeki gelişmeler de ileri yaş gebeliklerini teşvik eder bir hal almıştır. Uzun yıllar boyunca infertilite nedeni ile tedavi görüp de çocuk sahibi olamayan pek çok çiftin kısırlık tedavilerinde sağlanan başarılardan faydalanmak istemeleri de bu artış da önemli rol oynamaktadır. Bu durum tıbbi olarak bazı sorunları beraberinde getirmektedir. İleri yaş da anne olmak isteyip normal yollarla anne olamayan kadınlar, Ortalama 35 yaştan sonra yumurta sayılarının azalması veya yumurtaların kalitesinin bozulması nedeniyle tüp bebekte de gebelik oranı düşmektedir. Bu nedenle bayanlara erken evlenmeyi ve gebeliği geciktirmeleri önerilmektedir.

  • İLERİ YAŞ ANNELİĞİNE TÜP BEBEK YAKLAŞIMI NEDİR??

İleri anne yaşı dendiğinde 35 yaş ve üzerinde olan anne adayları anlaşılmaktadır. Yaş ile birlikte kadının gebe kalma potansiyeli de azalmaya başlar. 40’lı yaşlarda gebe kalma olasılığı %50 civarında azalır. Doğal yöntemlerle gebe kalma şansının azalmasına rağmen infertilite tedavisi ile bu şans %10 kadar arttırılabilir. Bu tedavide önemli olan yumurtalıkların rezervidir. 40’lı yaşlarda gebelik planlanırken kişinin genel sağlık durumu da büyük öneme sahiptir. 44 yaş üzerindeki kadınların tedaviye cevap vermeleri çok zor olduğundan, Tüp Bebek uygulamasını önermiyoruz.

Tüp bebek yönteminin başarıya ulaşması için kadının yumurtalıklarında yumurta kalitesi büyük önem taşımaktadır. Yumurta azalması veya kalitesinin bozulmasının bazı durumlarda daha erken yaşta , bazı durumlarda da daha geç yaşta ortaya çıkabilmektedir. İleri yaş anne adaylarında kimi durumlarda tüp bebek için yumurta bulunamamaktadır.

  • TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE BAŞARI MEVSİMLERE GÖRE DEĞİŞİR Mİ ?

Uzun yıllardır gerçekleştirilen tüp bebek tedavileri sonucunda, tedavinin başarısının aylara veya mevsimlere göre göstermediğini ortaya koymaktadır.

  • TÜP BEBEK UYGULAMALARI KAÇ KEZ TEKRARLANABİLİYOR?

Tedavinin bilinen bir sınırı olmamakla birlikte 7-8 uygulama yapılabilir. İdeal olan iki tüp bebek denemesi arasında 1.5- 2 ay beklenilmesidir. Çiftlerin maddi durumları ve psikolojik faktörlerin uygunluğu da çok önemlidir. Erkekte sperm kadında yumurta yoksa tekrar denemenin gereği yoktur. Diğer taraftan kaliteli embriyo oluşturabilen ve ciddi bir rahim problemi olmayan kişilerde üst sınır koymak doğru olmayabilir, yedinci veya sekizinci denemede başarılı olmuş çiftlere rastlamaktayız. Ancak üçüncü denemeden sonra aylık başarının belirgin olarak düştüğünü de unutmamak gerekir.

  • TÜP BEBEK TEDAVİSİNİN BAŞARISI NEDİR?

Gebelik oranları merkezden merkeze ve çiftin özelliklerine göre değişiklik göstermekle birlikte dünyada kabul edilen gebe kalma oranı %30- 70 ve eve bebek götürme oranı %35 civardadır. Geri kalan yaklaşık %30’luk grup modern tıbbın bütün olanaklarına rağmen günümüzde çocuk sahibi olamamaktadır. Tüp bebek tedavisinin başarı oranı genç ve daha önce başarısız tüp bebek denemesi olmayan çiftlerde daha yüksektir. Kadın yaşı 35 erkeğin yaşı 45’in üzerinde ise başarı oranı daha düşüktür.

  • TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE BAŞARIYI OLUMSUZ YÖNDE ETKİLEYEN FAKTÖRLER NELERDİR?

Çiftlerin Yaşı, spermlerin ağır hasarlı olması rahim içinde embriyoların tutunmasını engelleyecek yapışıklık, myom veya polip gibi problemlerin olması, tüplerin içlerinin su dolu olması,endometrioma(çikolata kisti)olması tüp bebekte başarıyı olumsuz olarak etkiler.

  • TÜP BEBEK GEBELİKLERİNDE DÜŞÜK RİSKİ DAHA MI YÜKSEKTİR?

Kendiliğinden oluşan veya tüp bebek yöntemleri ile elde edilen gebeliklerin yaklaşık %15’inin düşükle sonlandığı bilinmektedir. Tüp bebek uygulamalarında gebelik sonuçları çok erken dönemden itibaren kan tahlilleri ile takip edildiğinden, her dönemdeki gebelik kayıpları kesin olarak tanımlanmaktadır. Bu durum da düşük oranlarının tüp bebek gebeliklerinde daha yüksek olduğu gibi yanlış bir kanıya sebep olmaktadır. Ancak tüp bebek gebeliklerinde erken doğum riski spontan gebelikler oranla bir miktar artış göstermektedir.

  • TÜP BEBEK TEDAVİSİ İLE OLUŞAN GEBELİKLERDE ANORMAL ÇOCUK DÜNYAYA GETİRME RİSKİ VAR MIDIR?

Bugüne kadar tüp bebek yöntemiyle 6 milyon civarında çocuk dünyaya gelmiştir. Bunların yaklaşık 1.5 milyonun üzerinde yapılan araştırmada fiziksel ve zihinsel gelişim açısından sadece binde 1. 3 fark bulunmuştur. Bu da istatistiksel olarak bir anlam teşkil etmemektedir.

  • TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE ÇİFTLERİN BAŞARI ŞANSI NE KADARDIR?

Tüp bebekteki başarı şansını yumurtalık kapasitesi, yaş faktörü, ciddi erkek faktörü gibi birçok parametre etkilemektedir. Embriyo transfer edilen çiftlerde 37 yaş altı, yumurtalık rezervi iyi bir anne adayında başarı şansı % (40-45) iken, 40 yaş üzerinde bu şans %(10-15)’lar civarındadır.

  • TÜP BEBEK DİNİ AÇIDAN SAKINCALI MIDIR?

Diyanet İşleri Başkanlığı ve Din İşleri Yüksek Kurulu üyeleri bu konuda aşağıdaki kararı almışlardır.

Tarih: 5/1/2002

Kadın veya erkekteki bir kusur sebebiyle, tabiî ilişkiyle gebeliğin gerçekleşmesi mümkün olmadığı takdirde;

Döllendirilecek yumurta ve sperm, her ikisinin de nikahlı eşlere ait olması, yani bunlardan herhangi biri yabancıya ait olmaması;

Döllenmiş olan yumurta, başka bir kadının rahminde değil, kendi rahminde (yumurtanın sahibi olan eşin rahminde) gelişmesi;

Bu işlemin, gerek anne-babanın; gerek doğacak çocuğun maddî, ruhî ve aklî sağlığı üzerinde olumsuz bir etkisinin olmayacağı tıbben sabit olması;

şartıyla, normal yoldan gebe kalması ve anne olması mümkün olmayan evli hanımların, çeşitli tıbbi yollarla gebeliklerinin sağlanmasında, İslâmî hükümler açısından bir sakınca görülmemektedir .

Başka kadının yumurtası veya kocası dışında yabancı bir erkekten alınan sperm ile bir kadının gebeliğinin sağlanmasının ise insanlık duygularını rencide etmesi ve zina unsurlarını taşıması sebebiyle caiz değildir.

   Din İşleri Yüksek Kurulu

  • TÜP BEBEK İÇİN KULLANILAN İLAÇLARIN KALICI ETKİSİ VAR MIDIR?

Tedavi için kullanılan ilaçlar, insandaki hormonların benzerleri olduğu için anne adayında kalıcı bir etki bırakmazlar.

  • KANUNA GÖRE ANNE ADAYINA KAÇ EMBRİYO YERLEŞTİRİLİR?

Ülkemizde belirlenen kanunlarca 35 üstü ve üçüncü denemesi olan hastalara 2 embriyo, 35 yaş altı ve en fazla iki denemesi olan hastalara 1 embriyo transferi yapılmaktadır.