1.ADET SANCILARI
Adet ağrılarının (dismenore), birincil (Primer) ve ikincil (sekonder) olmak üzere 2 nedeni
vardır. Birincil sebepler; genellikle buluğ çağında ortaya çıkar.
Ağrının sebebi, ovulasyonu (yumurtlamayı) takiben kanamaya hazır hale gelmiş rahmin iç
tabakasının kasılarak dökülmesini sağlayan (adet kanaması) ve özellikle regl döneminde
vücuttan salgılanan Prostoglandin f2 alfa denilen maddedir.
Tedavide de, bu aracı maddelerin oluşumunu engelleyen ağrı kesiciler kullanılır. Adet sancısı
ile yumurtlama arasında yakın ilişki vardır. Ağrı kesicilere cevap vermeyen durumlarda
doğum kontrol hapları ile yumurtlamanın ortadan kaldırılması, adet sancısını da sorun
olmaktan çıkarabilir. Ancak ağrılar çok şiddetliyse ve başka jinekolojik belirtiler de eşlik
ediyorsa bir jinekolojik inceleme şarttır. Bu muayenenin amacı, adet sancısının, farklı bir
nedenle ortaya çıkıp çıkmadığını saptamaktır. Burada da genellikle doğurganlık çağındaki
kadınlarda görülen ikincil (sekonder dismenore) adet ağrısı dediğimiz sebepler ortaya
çıkmaktadır.
Bu nedenler ise:
• Endometriozis (Rahmin en iç tabakasının rahmin dış tabalarında veya rahim dışı bir bölgede
de bulunması)
• Rahim ağzında darlık
• Rahim tümörleri
• Rahmin farklı pozisyonlarda olması
• Rahim ve komşu organların iltihabi hastalıkları
• Psikolojik sebebler olarak sayılabilir.
Bazı kadınlar, bu periyodu rahat ve ağrısız bir şekilde atlatırken, bazıları acıdan kıvranır.
Kişiden kişiye ağrının derecesi farklılık gösterir. Nedeni de önceden belirtmiş olduğumuz gibi
ağrıyı (dismenore) oluşturan tüm sebeplerin bir arada olma sıklığıdır. Adet ağrısı, kramp
tarzında, bele ve kasıklara, bazen bacaklara vurabilen şiddetli bir ağrıdır. Bir de bazı
kadınlarda adet ağrısına bulantı, kusma, sinirlilik, kabızlık, ishal, sık idrara çıkma gibi
şikayetler de eklenebiliyor.
Birincil adet ağrısının önlenmesine yönelik kişisel olarak alınabilecek bazı önlemler vardır:
Adet kanaması öncesinde veya esnasında kahve, çay, kola, çikolata gibi kafein içeren
gıdalardan uzak durulması ve uzun süre ayakta durmaktan kaçınılması şikayetler üzerinde
olumlu etki yapar. Bol miktarda su içilmesi, sigaradan uzak durulması, fazla miktarda alkol
tüketilmemesi gibi basit ve kısa süreli önlemler ile sancılı adet kanamaları biraz daha rahat
geçirilebilir. Sancıyı, ilaçlara gerek kalmadan hafifletmenin yolları, fizik tedavi yöntemleri,
spor, ılık su banyoları olabilir. Ama bunlar yöntemlerden birkaçıdır, herkeste etkili
olmayabilir veya başka önereceğimiz tıbbi yöntemlerden daha etkin olabilir.

Bu dönemlerde gerek fiziksel gerekse psikolojik olarak hayatımızı her zaman ki rutininde,
problemsiz bir biçimde sürdürmek için bu dönemin problemlerini algılamak ve gereğini
yapmayı düşünmek öncelikli davranış olmalıdır. Bu dönemi zoraki ızdırap ve mutlaka
çekilmesi gereken bir eziyet dönemi olmadığını kabul etmek gerekir. Hayatın rutininde
önemsiz gibi gözükür ama kadınlar işe, okula gidemez (yüzde 45’inde orta ve ciddi dismenore
vardır) ve ciddi kayıpları olur. Kısacası kadın için zor bir dönemdir.
Adet dönemiyle ilgili hurafeler sonucunda ortaya çıkan uygulamalar var. Adet döneminde saç
boyatmak hatta banyo yapmamak gibi… Bunların bir çoğunun doğru olmadığını biliyoruz
ama sonuç olarak bu dönemlerde kadın vücudunda gerçekleşen kimyasal bir değişim söz
konusu.
İlkel toplumlarda adet gören kadın kirli kabul edilip tecrit edilirmiş. Eğitim düzeyi arttıkça bu
yanlış bilgiler de yok olmaktadır. Sonuçta bu dönemde özellikle hormonal değişimlerin çok
olduğu ve bunun da özellikle psikolojiyi çok etkilediği bir gerçektir. Evet gerçekten
yapılmaması gereken şey bu dönemi yaşayan kadınların, eşlerinin veya yakınlarının
anlayışsızlığıdır.
Toparlamak gerekirse, adet dönemi ve ağrılarını önemsemek gerekir. Ağrılı adet görme
nedenleri araştırılmalıdır. Ağrılı adetin “birincil” ya da “ikincil” olup olmadığı
belirlenmelidir. İkincil dismenore söz konusu ise altta yatan neden ortadan kaldırılmalıdır. Bu
süreçte hekimlerin kontrolünde açığa kavuşturulması gereken bir süreçtir.